sure-72 - KUR'AN-I AZİMÜŞŞAN - Blogcu



{ quranexplorer.com } KUR'AN-I KERİM ile TÜRKÇE ve İNGİLİZCE MEALLERİ

KUR’AN-I AZÎMÜ’Ş-ŞÂN
RAHMAN ve RAHÎM OLAN ALLAH'IN ADIYLA...

SERHENDİ.BLOGCU.COM


enfal.de | müslimteam | umutfm

1. FATİHA 2. Bakara 3. Al-i imran 4. Nisa 5. Maide 6. En'am 7. A'raf 8. Enfal
9. Tevbe 10. Yunus 11. Hud 12. Yusuf 13. Ra'd 14. İbrahim 15. Hicr 16. Nahl
17. İsra 18. Kehf 19. Meryem 20. Taha 21. Enbiya 22. Hac 23. Mü'minun 24. Nur
25. Furkan 26. Şuara 27. Neml 28. Kasas 29. Ankebut 30. Rum 31. Lokman 32. Secde
33. Ahzab 34. Sebe 35. Fatır 36. Yasin 37. Saffat 38. Sad 39. Zümer 40. Mü'min
41. Fussilet 42. Şura 43. Zuhruf 44. Duhan 45. Casiye 46. Ahkaf 47. Muhammed 48. Fetih
49. Hucurat 50. Kaf 51. Zariyat 52. Tur 53. Necm 54. Kamer 55. Rahman 56. Vakı'a
57. Hadid 58. Mücadele 59. Haşr 60. Mümtehine 61. Saff 62. Cum'a 63. Münafıkun 64. Teğabun
65. Talak 66. Tahrim 67. Mülk 68. Kalem 69. Hakka 70. Mearic 71. Nuh 72. Cin
73. Müzzemmil 74. Müddessir 75. Kıyamet 76. İnsan 77. Mürselat 78. Nebe' 79. Nazi'at 80. Abese
81. Tekvir 82. İnfitar 83. Mutaffifin 84. İnşikak 85. Buruc 86. Tarık 87. A'la 88. Ğaşiye
89. Fecr 90. Beled 91. Şems 92. Leyl 93. Duha 94. İnşirah 95. Tin 96. Alak
97. Kadir 98. Beyyine 99. Zilzal 100. Adiyat 101. Kaari'a 102. Tekasür 103. Asr 104. Humeze
105. Fil 106. Kureyş 107. Ma'un 108. Kevser 109. Kafirun 110. Nasr 111. Tebbet ihlas' felak' nas


72 - CİN SURESİ






72-CİN

Mekke'de nâzil olmuştur: 28 (yirmi sekiz) âyettir. Cinlerin Kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatıldığından, sûre bu ismi almıştır. Hz. Peygamber, amcası Ebu Talip ve eşi Hz. Hatice'yi kaybettikten sonra Tâif'e gitmiş, orada çirkin davranışlarla karşılaşmıştı. Bu sıralarda Kureyş müşrikleri de Müslümanlara karşı düşmanlıklarını iyice arttırmış bulunuyorlardı. işte Tâif dönüşünde nâzil olarak Resûl-i Ekrem'e teselli veren bu sûre, yalnız insanların değil, cinlerin de Kur'an'a tâbi olduklarını bildiriyor, İslâm'ın muzafferiyetini müjdeliyordu.

 

1- Deki: Hakikat bir takım cinnin Kur'ân dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyedildi. Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik.

2- O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız.

3- Doğrusu, Rabbimizin şanı çok yüksektir. Ne bir arkadaş edinmiştir, ne de bir çocuk.

4- Meğer bizim beyinsiz (İblis), Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş.

5- Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız.

6- Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların şımarıklıklarını artırırlardı.

7- Doğrusu onlar sizin zannettiğiniz gibi, zannetmişlerdi ki, Allah asla kimseyi Peygamber göndermeyecek.

8- (Cinler, dediler ki): "Biz göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."

9- "Doğrusu biz göğün bazı mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."

10- "Doğrusu biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"

11- Doğrusu bizler; bizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz çeşitli yollara ayrılmışız.

12- "Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yerde acze düşürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz bırakamayacağız."

13- "Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanırsa, ne hakkının eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."

14- "Ve biz, bizlerden Müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yolu arayanlardır."

15- Ama yoldan çıkanlar, işte onlar cehenneme odun olmuşlardır.

16- Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerine bol bir su verirdik.

17- Ki onları onunla sınayalım. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.

18- Mescitler kuşkusuz Allah'ındır. O halde Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın.

19- Allah'ın kulu (Hz. Peygamber) kalkmış O'na dua ederken, neredeyse (cinler) onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

20- De ki: "Ben ancak Rabbime dua eder ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmam"

21- De ki, "Haberiniz olsun, ben size kendiliğimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol gösterebilirim."

22- De ki, "Allah'tan beni kimse kurtaramaz ve ben O'ndan başka bir sığınacak bulamam."

23- "Benim yapabileceğim, sadece Allah'tan size duyuru yapmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir." Artık kim Allah'a ve onun elçisine baş kaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.

24- Kendilerine vaad edilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının en zayıf ve en az olduğunu bileceklerdir.

25- De ki: "Ben bilmem, o size vaad edilen şey yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar.."

26- O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz.

27- Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar.

28- Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır.

72. The Jinn (Al-Jinn)

Revealed before the Hijrah. This chapter has 28 verses.

In the Name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.

 

1. Say: It has been revealed to me that a company of Jinns listened (to the Qurán). They said, 'We have really heard a wonderful Recital!

2. 'It gives guidance to the Right, and we have believed therein: we shall not join (in worship) any (gods) with our Lord.

3. 'And Exalted is the Majesty of our Lord: He has taken neither a wife nor a son.

4. 'There were some foolish ones among us, who used to utter extravagant lies against Allah.

5. 'But we do think that no man or Jinn should say aught that untrue against Allah.

6. 'True, there were persons among mankind who took shelter with persons among the Jinns, but they increased them into father error.

7. 'And they (came to) think as ye thought, that Allah would not raise up any one (to Judgment).

8. 'And we pried into the secrets of heaven; but we found it filled with stern guards and flaming fires.

9. 'We used, indeed, to sit there in (hidden) stations, to (steal) a hearing; but any who listen now will find a flaming fire watching him in ambush.

10. 'And we understand not whether ill is intended to those on earth, or whether their Lord (really) intends to guide them to right conduct.

11. 'There are among us some that are righteous, and some the contrary: we follow divergent paths.

12. 'But we think that we can by no means frustrate Allah throughout the earth, nor can we escape Him by flight.

13. 'And as for us, since we have listened to the Guidance, we have accepted it: and any who believes in his Lord has no fear, either of a short (account) or of any injustice.

14. 'Amongst us are some that submit their wills (to Allah), and some that swerve from justice. Now those who submit their wills - they have sought out (the path) of right conduct:

15. 'But those who swerve,- they are (but) fuel for Hell-fire'-

16. (And Allah's Message is): "If they (the Pagans) had (only) remained on the (right) Way, We should certainly have bestowed on them Rain in abundance.

17. "That We might try them by that (means). But if any turns away from the remembrance of his Lord, He will cause him to undergo ever-growing Chastisement.

18. "And the places of worship are for Allah (alone): So invoke not any one along with Allah.

19. "Yet when the Devotee of Allah stands forth to invoke Him, they just make round him a dense crowd."

20. Say: "I do no more than invoke my Lord, and I join not with Him any (false god)."

21. Say: "It is not in my power to cause you harm, or to bring you to right conduct."

22. Say: "No one can deliver me from Allah (If I were to disobey Him), nor should I find refuge except in Him,

23. "Unless I deliver what I receive from Allah and His Messages: for any that disobey Allah and His Messenger,- for them is Hell: they shall dwell therein for ever."

24. At length, when they see (with their own eyes) that which they are promised,- then will they know who it is that is weakest in (his) helper and least important in point of numbers.

25. Say: "I know not whether the (Punishment) which ye are promised is near, or whether my Lord will appoint for it a distant term.

26. "He (alone) knows the Unseen, nor does He make any one acquainted with His Secrets.-

27. "Except an messenger whom He has chosen: and then He makes a band of watchers march before him and behind him,

28. "That He may know that they have (truly) brought and delivered the Messages of their Lord: and He encompasses all that is with them, and takes account of every single thing."

ziyaretçi online