sure-47 - KUR'AN-I AZİMÜŞŞAN - Blogcu



{ quranexplorer.com } KUR'AN-I KERİM ile TÜRKÇE ve İNGİLİZCE MEALLERİ

KUR’AN-I AZÎMÜ’Ş-ŞÂN
RAHMAN ve RAHÎM OLAN ALLAH'IN ADIYLA...

SERHENDİ.BLOGCU.COM


enfal.de | müslimteam | umutfm

1. FATİHA 2. Bakara 3. Al-i imran 4. Nisa 5. Maide 6. En'am 7. A'raf 8. Enfal
9. Tevbe 10. Yunus 11. Hud 12. Yusuf 13. Ra'd 14. İbrahim 15. Hicr 16. Nahl
17. İsra 18. Kehf 19. Meryem 20. Taha 21. Enbiya 22. Hac 23. Mü'minun 24. Nur
25. Furkan 26. Şuara 27. Neml 28. Kasas 29. Ankebut 30. Rum 31. Lokman 32. Secde
33. Ahzab 34. Sebe 35. Fatır 36. Yasin 37. Saffat 38. Sad 39. Zümer 40. Mü'min
41. Fussilet 42. Şura 43. Zuhruf 44. Duhan 45. Casiye 46. Ahkaf 47. Muhammed 48. Fetih
49. Hucurat 50. Kaf 51. Zariyat 52. Tur 53. Necm 54. Kamer 55. Rahman 56. Vakı'a
57. Hadid 58. Mücadele 59. Haşr 60. Mümtehine 61. Saff 62. Cum'a 63. Münafıkun 64. Teğabun
65. Talak 66. Tahrim 67. Mülk 68. Kalem 69. Hakka 70. Mearic 71. Nuh 72. Cin
73. Müzzemmil 74. Müddessir 75. Kıyamet 76. İnsan 77. Mürselat 78. Nebe' 79. Nazi'at 80. Abese
81. Tekvir 82. İnfitar 83. Mutaffifin 84. İnşikak 85. Buruc 86. Tarık 87. A'la 88. Ğaşiye
89. Fecr 90. Beled 91. Şems 92. Leyl 93. Duha 94. İnşirah 95. Tin 96. Alak
97. Kadir 98. Beyyine 99. Zilzal 100. Adiyat 101. Kaari'a 102. Tekasür 103. Asr 104. Humeze
105. Fil 106. Kureyş 107. Ma'un 108. Kevser 109. Kafirun 110. Nasr 111. Tebbet ihlas' felak' nas


47 - MUHAMMED SURESİ











47-MUHAMMED

Adını Peygamberimizin isminden alan bu sûreye aynı zamanda Kıtâl sûresi de denmiştir. Medine'de inmiştir, 38 (otuz sekiz) âyettir.

 

1- İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır.

2- İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.

3- Bu, inkâr edenlerin batıla uymaları ve iman edenlerin de Rablerinden gelen gerçeğe tâbi olmalarından dolayı böyledir. İşte böylece Allah insanlara kendi misallerini anlatır.

4- Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin. Allah'ın emri budur. Eğer Allah dileseydi onlardan başka türlü de intikam alırdı. Fakat böyle olması sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz.

5- Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını düzeltecektir.

6- Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.

7- Ey iman edenler! Eğer siz Allah'ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar.

8- İnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.

9- Bu onların, Allah'ın indirdiklerini beğenmediklerinden dolayıdır. Allah da bunun için onların amellerini boşa çıkarmıştır.

10- Onlar yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onların üzerlerine helak yağdırmıştır. Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri yaraşır.

11- Bu böyledir. Çünkü Allah iman edenlerin yardımcısıdır. İnkâr edenlerin ise yardımcısı yoktur.

12- Şüphesiz ki, Allah iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyada zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.

13- Ey Muhammed! Seni yurdundan çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler vardı ki biz onları helâk ettik de onlara yardım eden çıkmadı.

14- Rabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur mu?

15- Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır.  Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?

16- Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: "O demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte onlar Allah'ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.

17- Doğru yola girenlere gelince, Allah onların hidayetlerini artırmış ve onlara kötülükten sakınma çarelerini ilham etmiştir.

18- Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?

19- Ey Muhammed! Bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.

20- İman edenler: "Keşke cihad hakkında bir sûre indirilse." derlerdi. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de, içerisinde savaş zikredilince kalplerinde hastalık olanların ölüm korkusuyla baygınlık geçiren bir kimsenin bakışı gibi sana baktığını görürsün. Oysa onlar için ölüm yaşamaktan daha uygundur.

21- Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah'ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.

22- Demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız öyle mi?

23- İşte onlar, Allah'ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.

24- Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?

25- Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.

26- Çünkü onlar Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: "Bazı işlerde biz size itaat edeceğiz." demişlerdi. Oysa Allah onların gizlediklerini biliyordu.

27- Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak?

28- Bu onların Allah'ı gazablandıran şeylere uymaları ve O'nun rızasına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.

29- Yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah kendilerinin kinlerini hiç ortaya çıkarmaz mı sandılar?

30- Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.

31- Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.

32- Şüphesiz ki, inkâr edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

33- Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.

34- Şüphesiz ki, inkâr edip, Allah yolundan saptıran, sonra da kâfir olarak ölenlere gelince Allah onları asla bağışlamayacaktır.

35- Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.

36- Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez.

37- Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.

38- İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.

47. Muhammad

Revealed after the Hijrah. This chapter has 38 verses.

In the Name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.

 

1. Those who reject Allah and hinder (men) from the Path of Allah,- their deeds will Allah bring to naught.

2. But those who believe and work deeds of righteousness, and believe in the (Revelation) sent down to Muhammad - for it is the Truth from their Lord,- He will remove from them their ills and improve their condition.

3. This because those who reject Allah follow falsehood, while those who believe follow the Truth from their Lord: thus does Allah set forth for men their lessons by similitudes.

4. Therefore, when ye meet the Unbelievers (in fight), smite at their necks; at length, when ye have thoroughly subdued them, bind (the captives) firmly: thereafter (is the time for) either generosity or ransom: until the war lays down its burdens. Thus (are ye commanded): but if it had been Allah's Will, He could certainly have exacted retribution from them (Himself); but (He lets you fight) in order to test you, some with others. But those who are slain in the Way of Allah,- He will never let their deeds be lost.

5. Soon will He guide them and improve their condition,

6. And admit them to the Garden which He has made known to them.

7. O ye who believe! If ye will help (the cause of) Allah, He will aid you, and plant your feet firmly.

8. But those who reject (Allah),- for them is destruction, and (Allah) will render their deeds to naught.

9. That is because they hate the Revelation of Allah; so He has made their deeds fruitless.

10. Do they not travel through the earth, and see what was the End of those before them (who did evil)? Allah brought utter destruction on them, and similar (fates await) those who reject Allah.

11. That is because Allah is the Protector of those who believe, but those who reject Allah have no protector.

12. Verily Allah will admit those who believe and do righteous deeds, to Gardens beneath which rivers flow; while those who reject Allah will enjoy (this world) and eat as cattle eat; and the Fire will be their abode.

13. And how many cities, with more power than thy city which has driven thee out, have We destroyed (for their sins)? And there was none to aid them.

14. Is then one who is on a clear (Path) from his Lord, no better than one to whom the evil of his conduct seems pleasing, and such as follow their own lusts?

15. (Here is) the de******ion of the Garden which the righteous are promised: in it are rivers of water unstaling; rivers of milk of which the taste never changes; rivers of wine, a joy to those who drink; and rivers of honey pure and clear. In it there are for them all kinds of fruits; and Forgiveness from their Lord. (Can those in such Bliss) be compared to such as shall dwell for ever in the Fire, and be given, to drink, boiling water, so that it cuts up their bowels (to pieces)?

16. And among them are men who listen to thee, till when they go out from thee, they say to those who have received Knowledge, "What is it he said just then?" Such are men whose hearts Allah has sealed, and who follow their own lusts.

17. But to those who receive Guidance, He increases their Guidance, and bestows on them their Piety and Restraint (from evil).

18. Do they then only wait for the Hour,- that it should come on them of a sudden? But already have come some tokens thereof, and when it comes to them, how can they have their reminder?

19. Know, therefore, that there is no god but Allah, and ask forgiveness for thy fault, and for the men and women who believe: for Allah knows how ye move about and how ye dwell in your homes.

20. Those who believe say, "Why is not a Sürah sent down (for us)?" But when a Sürah of decisive meaning is revealed, and fighting is mentioned therein, thou wilt see those in whose hearts is a disease looking at thee with a look of one in swoon at the approach of death. But more fitting for them-

21. Were it to obey and say what is just, and when a matter is resolved on, it were best for them if they were true to Allah.

22. Then, is it to be expected of you, if ye were put in authority, that ye will do mischief in the land, and break your ties of kith and kin?

23. Such are the men whom Allah has cursed for He has made them deaf and blinded their sight.

24. Do they not then earnestly seek to understand the Qurán, or is it that there are Locks upon their hearts?

25. Those who turn back as apostates after Guidance was clearly shown to them,- the Satan has instigated them and buoyed them up with false hopes.

26. This, because they said to those who hate what Allah has revealed, "We will obey you in part of (this) matter"; but Allah knows their (inner) secrets.

27. But how (will it be) when the angels take their souls at death, and smite their faces and their backs?

28. This because they followed that which displeased Allah, and they hated Allah's good pleasure; so He made their deeds of no effect.

29. Or do those in whose hearts is a disease, think that Allah will not bring to light all their rancor?

30. Had We so willed, We could have shown them up to thee, and thou shouldst have known them by their marks: but surely thou wilt know them by the tone of their speech! And Allah knows all that ye do.

31. And We shall try you until We test those among you who strive their utmost and persevere in patience; and We shall try your reported (mettle).

32. Those who disbelieve hinder (men) from the Path of Allah, and resist the Messenger, after Guidance has been clearly shown to them, will not harm Allah in the least, but He will make their deeds of no effect.

33. O ye who believe! Obey Allah, and obey the messenger, and make not vain your deeds!

34. Those who disbelieve, and hinder (men) from the Path of Allah, then die disbelieving,- Allah will not forgive them.

35. Be not weary and faint-hearted, crying for peace, when ye are the uppermost: for Allah is with you, and will never put you in loss for your (good) deeds.

36. The life of this world is but play and amusement: and if ye believe and guard against evil, He will grant you your recompense, and will not ask you (to give up) your possessions.

37. If He were to ask you for all of them, and press you, ye would covetously withhold, and He would bring out all your ill-feeling.

38. Behold, ye are those invited to spend (of your substance) in the Way of Allah: but among you are some that are niggardly. But any who are niggardly are so at the expense of their own souls. But Allah is free of all wants, and it is ye that are needy. If ye turn back (from the Path), He will substitute in your stead another people; then they would not be like you!

ziyaretçi online